3 Ağustos 2012 - 19:30

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Irak’ın kuzeyine gitti, Kürt lider Barzani ile görüştü.

Yandaş medyada çıkan haberlere göre Davutoğlu talimat vermeye gitmişti. Türkiye’nin mesajını en sert dille iletmişti. Barzani bu çıkış karşısında hizaya gelmiş, eli ayağı titremişti!

Peki, Davutoğlu neden Barzani’ye gitti çünkü Suriye’nin kuzeyi PKK’nın kontrolünde ve bu organizasyonun başını Barzani çekiyor.

Türkiye ortaya çıkan bu tablodan rahatsız olmaktaymış. Bu nasıl bir rahatsızlık anlamış değilim. Esad’ı oradan çıkartan, sonrasında PKK’nın oraya yerleşmesine zemin hazırlayan AKP iktidarı şimdi bu durumdan rahatsızmış.

Bu rahatsızlığını iletmek için Dışişleri Bakanı’nı, Barzani’nin ayağına gönderdi.

Diplomasi tarihinde ilkleri yaşıyoruz. AKP öncesi bir ülke ültimatom vermek istediğinde ültimatom vereceği ülkenin yetkilisini ayağına çağırırdı. Şimdi işler değişti, artık AKP Davutoğlu’nu Barzani’nin ayağına gönderiyor.

Herhalde yandaş medya bu milleti saf zannediyor, AKP gerçekten ültimatom vermek istese, Barzani’yi hesaba çekmek istese, önce orayla yaptığı petrol ticaretini keser, arkasından elektrik vermeyi durdurur, apar topar Barzani’yi ayağına çağırır, Dışişleri Bakanı düzeyinde bile değil alt kademeden bir isimle en sert bir şekilde onu hesaba çekerdi.

Sen Dışişleri Bakanı’nı adamın ayağına göndereceksin, Barzani ile yaptığın hiçbir ticaretten vazgeçmeyeceksin, sonrada Barzani’ye ültimatom vermiş olacaksın ve tabi biz de buna inanacağız.

Şöyle bir dünya basınını tarayınca aslında bölgedeki yeni Kürt Federe yapılanmasını onaylamak için ABD tarafından Dışişleri Bakanı’nın Barzani’nin ayağına gönderildiği iddiaları yer alıyor.

AKP’nin PKK politikası tam anlamıyla iflas etmiştir, Suriye politikası iflas etmiştir, komşuları ile kavgalı olmadığı bir tek gün bile yoktur. Sıfır problem politikası iflas etmiştir.

Hani akan gözyaşları PKK açılımı ile bitecekti, gözyaşları çeşme oldu akıyor. Her gün en az 3 şehit veriyoruz. Bu da yetmezmiş gibi ateşe benzinle gittik, PKK’yı bütün güney sınırımıza şamil hale getirdik.

Obama’nın gizli eylem planı yabancı basında konuşuluyor. Obama Suriye operasyonunu Adana’dan gizli bir üs üzerinden yürütüyormuş.

Şu geldiğimiz hale bakın! Şeriat getireceğiz diye yola çıkanlar, İslam coğrafyasında ne kadar şeriatla yönetilen ülke varsa ABD adına oraları darmadağın ediyor.

İşin en üzücü tarafı bu süreci askeri de, sivili de halkı da seyrediyor.

Bir tek akan bu kana karşı içi yanan Prof. Haydar Baş, devleti ile milleti ile topyekûn Türk halkına sesleniyor.

Lütfen ayıkalım, lütfen ayıkalım, bunun sonu felakettir.

İftiralarının arkasında duruyorlar

Zaman grubu Peygamber Efendimize attıkları iftiranın arkasında durmaya devam ediyor.

Fethullah Gülen’e ait sözleri Peygamber Efendimize ait hadisi şerif olarak gösteren Zaman gazetesi, yazımızdan sonra ümit ederdim ki bir özür yazısı yazar, önce Alemlerin Efendisinden özür diler, arkasından Müslümanlardan özür diler diye ama hiç oralı olmadılar yaptıkları işin arkasında dimdik duruyorlar.

Kendisini Alemlerin Efendisine eşdeğer görme gafletinde bulunan kendi sözünü Peygamber Efendimizin sözü gibi gösteren kendini bilmez bu grup artık sınır tanımaz hale geldi

Papaya seslenirken kendini “Rabbin aciz kulu” gibi gören Gülen Efendi, söz konusu Peygamber Efendimiz olunca bir anda dikiliveriyor ve hâşâ O da kim, O’nun sözü hadis oluyor da benimki neden olmuyor edaları içerisinde kendi gazetesinde, kendi saçmalıklarını hadis olarak yayınlatıyor.

Az kaldı ha gayret yakında bunlardan ben şu çıkışı da bekliyorum, “hâşâ Peygamberimiz de kimmiş, ben O’nu göndermedim ki” demelerine az kaldı.

Ben asıl oradaki insanlara acıyorum, yazık!

Selim Kotil

http://www.yenimesaj.com.tr/?artikel,12002559/baskasinin-ayagina-giden-talimat-veremez/selim-kotil